Eyl
18th

Aşık Olmak

Posted by admin

Nice sevgiler yeşerten yüreğimiz kimbilir kaç defa kırılmış ve yeniden biraraya gelebilmek için çaba sarfetmiştir. Yanlışlar doğruları götürür gibi acılar da sevgileri yok ediyor acımasızca. Hasret ise buna tuz biber ekiyor acının yanısıra. Aşk iki kişiliktir. Biri aşık diğeri sadece seviyorsa bu aşk değil yanılsamadır sadece. İnanmak istersiniz bir gün sever bir gün gözlerinize bakıp “seni seviyorum”, der diyeceğini. Asla bunun olmayacağını bile bile gidersiniz peşinden. Tutunmak istersiniz bir dala veyahut. Tutunamazsınız dal sizi üstünüzden atar. İstemiyordur sizin yükünüzü çekmek. Hayatta bu kadar zorlu engeller varken niye bir de sizi taşısın ki? Hak verirsiniz başka yola sapar ve düşünürsünüz. Cidden aşktan başka bir şeyler yok mu dünyada, dersiniz. Çevrenize alıcı gözüyle bakar ve insanların hayat koşuşturmasında olduğunu görürsünüz. Kendinizi sorgular kendi hayatınıza bakarsınız. Geçmişi boşverip geleceğe baktığınızda dahi ele avuca sığan hiç bir şey yapmadığınızı anlarsınız. Sonrasında mı? Yapabileceğinizin en iyisini yapmaya başlamışsınızdır artık. En başta da belki defalarca arkadaşlarınıza dediğiniz bir kelimeyi kendinize diyeceksinizdir: Unut! Başkasına derken ne kadar ağızdan kolay çıkıyorsa da uygulamaya gelince herkes “Asla” , diye söyler. Kimse de başaramaz başlarda. Zaman geçer alabildiğine, unutanlar da vardır, unuttuğunu sananlar ya da içine atıp herkese unuttum onu, diyenler. Her insan kendi kaderini yaşıyorsa aşkını sevdasını unutup unutmamakta ona kalmıştır elbette. Öyle ki aşk unutulabilecek bir şey midir? Yaşayana, yaşatana ve yaşanana bağlıdır hepsi. Nice sevdalar gördüm, bazısı mutlu bazısı mutsuz. En acısı da kavuşamayanlarınkidir herhalde. Mutlusundur, ama uzaktasındır ve bunun mutsuzluğunu yaşarsın. Yine de aşık olmak güzel bir şey dersin kendi kendine. Aşık olmak, ölesiye sevmek ve gün gelip bu sevdayı kalbine gömüp sevdanı unutmak. Belki ilk ikisi güzeldir, sonuncusunu yaşayana ise yine de “hayat devam ediyor” , demek gerek…

Ağu
24th

Sevgi Sözcükleri

Posted by admin
  • Rüzgarın kemanını çaldığı ve yağmur damlalarının pencerene vurduğu
    Soğuk bir gecede yatağına uzanıp hayalini kurduğun
    Ve keşke dediğin bütün güzellikler senin olsun..

  • Beyaz bir güvercin gönderiyorum sana,
    Kanatlarında mutluluk yüreğinde sevgi ve şevkat,
    Kar beyaz tüylerinde kokun,
    Ve gagasında iyi geceler öpücüğü
    Ona iyi bak.

  • Yatağını gül yapraklarıyla,
    Hayallerini papatyalarla süsledim
    Üzerini sevgimle örtüp kabuslarını da ben aldım ki
    En tatlı rüyalar seninle olsun.

  • Rüyaların en güzelini görürken,
    Tanrının seni korumak için gönderdiği
    Meleklerin kanatları öyle büyük olsun ki
    En masum anında bile kimse sana zarar veremesin.

  • Öyle insanlar tanıdım, her biri gökte bir yıldız gibi parlıyordu
    Oysa ben seni güneşim seçtim
    Ve bir güneş için binlerce yıldızdan vazgeçtim.

  • Hayallerin okyanuslar kadar büyükse
    Ve sen içinde bir kum tanesi gibiysen
    Umudun sesini dinle ,
    İçindeki kıpırtının okyanuslardan büyük olduğunu göreceksin.

  • Sevgiler vardır uğrunda ölmeye değer,
    Aşklar vardır ölünceye kadar yaşamaya değer,
    Ama öyle insanlar vardır ki Tanrıdan  tapmaya değer.

  • Nehirler denizlere karışır dalgalanır fırtına olur durulur,
    Kalbimdeki kasırga hiç dinmez benliğim senle erir bütünleşir
    Ateş yanar küllenir ama sönmeyen bir ateş var senin ateşin !!

  • Bir gün bunalır çok özlerse yüreğin beni,
    Bir yıldıza takılsın gözlerin
    Çünkü aynı özlemle aynı yıldızda seni arıyor olabilirim..

Ağu
24th

Kadınların gözünde erkekler

Posted by admin

Kadınların erkekler hangi gözle gördüklerini ve haklarında ne düşündüklerini biliyor musunuz?

Bütün erkekler birbirine benzer” lafında doğruluk payı büyük galiba… Kadınların erkekler hakkında gözlemlerini derleyen Rita Rudner (ABD) şu noktaları sıralıyor:

*Erkekler kadar kendini ciddiye alan ve abartan bir başkayaratık yoktur

*Erkek, televizyonda maça konsantre olmasıyla takımına maç kazandıracağını düşünen tek canlıdır.

*Kulağında küpe olan yeni nesil erkeklerle evlenmekte sakınca yoktur.

*En azından acının anlamını ve mücevherin değerini bildikleri kabul edilebilir.

*Erkeklere iş yaptırmak için işin içine “tehlike unsuru” katmak gerekir. “Aman yangın çıkmasın” dediğiniz anda, erkek, mangalın başına geçer.

*Kel ve zengin olanlara dikkat edin, paranın verdiği hava basmaca kelliğin verdiği seksiliği gölgelemesin.

*Erkekler üzerinde mümkün olduğu kadar çok düğme bulunan telefonları severler. Çok düğme olunca kendilerini büyük adam zannediyorlar.

*Erkek sabahları gazeteyi ilk okuyan olmak ister, ilk siz okursanız “Ben”likleri yara alır.

*Bir adamın aynada kendisine bakışından, bir başkasına ihtimam gösterme potansiyeli olup olmadığını anlarsınız.

*Topluluk içinde asla bir adama bir şey öğretmeye çalışmayın. Erkekleri sadece onlarla baş başa olduğunuzda eğitebilirsiniz. Toplum önünde hep her şeyi biliyor olurlar.

*Bütün erkekler kirpik kıvırma aletinden ürker, yastığın yanına koysanız tabanca zannediyorlar.

 

Ağu
22nd

Hamilelikte Sağlıklı Beslenme

Posted by admin

Hamilelikte Sağlıklı Beslenme

Gebelik, kadınların hayatındaki en önemli dönüm noktalarından birini oluşturuyor. Ancak, kadına “annelik” kimliğini kazandıran hamilelik dönemi, bir dizi sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Bunların başında da Sağlıklı beslenme geliyor. Gebelik oluştuğu andan itibaren anne adayının yeterli Protein ve kalsiyum alması, bol sebze ve meyve yemesi, Su ve Sıvı içecekleri bol tüketmesi büyük önem taşıyor.

Türkiye Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Opr. Dr. Nihal Çakır, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, gebelik oluştuğu andan itibaren beslenmeye çok önem verilmesi gerektiğini belirterek, “Anne adayı, bebeğin gelişimi için yeterli protein almalıdır. Protein; et, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi besinlerden sağlanır. Günlük protein ihtiyacı ortalama 80 gramdır” dedi.

Gebelikte ve süt verme döneminde kalsiyum alımının da gerekli olduğunu ifade eden Opr. Dr. Çakır, “Günlük kalsiyum ihtiyacı 1 gramdır. Gebelik döneminde demir takviyesi de uygulanmalıdır. Gebelerin bol sebze ve meyve tüketmesi gerekir. Genellikle tüm gebelik süresince toplam 9 ila 13 kilogram alınması uygun bulunmaktadır. Zayıf kadınların 1-2 kilogram daha fazla, kiloluların ise biraz az almaları yeterli görülmektedir. Gebelerde aylık kilo alımı ortalama 1-1.5 kilogram olmalıdır. Gebelikte su ve sıvı içecekler bol tüketilmeli, taze sıkılmış meyve suları hazır meyve sularına tercih edilmelidir. Açık çay içilmeli, kahve az tüketilmelidir. Özellikle demir ihtiyacı bakımından zengin olan kırmızı et ihmal edilmemeli, ancak çiğ et yenilmemelidir” diye konuştu.

SİGARA VE Alkol KULLANILMAMALI
Opr. Dr. Nihal Çakır, anne adayının, kendi ve bebeğinin sağlığı açısından bazı besinleri almaması gerektiğini kaydederek, “sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Gebe kadın, sigara içilen ortamlarda, kalabalık yerlerde mümkünse bulunmamalı, mümkün değilse sık havalandırma uygulanmalıdır. ağır yük taşıma, ağırlık kaldırma gibi davranışlar gebelere tavsiye edilemez. Gebelerin cep Telefon uyla uzun süre konuşmamaları, cep telefonlarını üzerlerinde değil, çantalarında taşımaları tavsiye edilir. Alışveriş merkezlerinin, havaalanlarının, güvenlik amaçlı kullandıkları manyetik alanlardan tedbir amaçlı geçmemelidir. Gebe kadın, naylon ve sıkı giysi kullanmamalıdır. Araba ve uçak yolculuğu gebeliği olumsuz etkilemez. Kanama, ağrı gibi bir engel yoksa yolculuğa izin verilebilir” dedi.

Gebelik halinde çiftlerin dikkat etmeleri gereken hususlar arasında cinsel ilişkinin de yer aldığını vurgulayan Opr. Dr. Çakır, “Gebeliğin ilk ve son ayında bebeğin sağlığı açısından ilişkiye girilmemesi gerekiyor. Ara aylarda ise hekimin tavsiyeleri doğrultusunda ilişki yapılabilir” diye konuştu.

Kadın Doğum Uzmanı Opr. Dr. Nihal Çakır, gebelikten önce de hekime danışmanın, hem anne adayı hem bebek açısından önem taşıdığını belirterek, “Genellikle gebelikten 3 Ay önce başlanan ve hamileliğin ilk 3 ayında devam edilen folik Asit takviyesi, bebekte oluşabilecek bazı sakatlıkları yüzde 50 oranında azaltabilmektedir. Bu nedenle, gebelik düşünüldüğünde çiftlerin bir hekime başvurmaları uygun olur” dedi.

Gerek gebeliğin fiziksel değişimi, gerekse Hormonların etkisiyle hamile bayanların oldukça hassas ve kırılgan olduklarını bildiren Çakır, “Bu durumda, çevredeki kişilerin, özellikle de eşlerin yardımı gereklidir. Bebeğin gelişimiyle annenin rahat ve problemsiz geçireceği hamilelik dönemi birbirine bağlıdır. Gergin olduğumuz dönemlerde tedavi ve rahatlama amacıyla başvurulan yöntemlerden biri de masajdır. Özellikle gebeliğin 6. ayından itibaren kalça, bel, omuz kaslarında kasılma ve gevşeme olabilir. Bu değişiklikler bel, sırt ve bir çok bölgede ağrıya, uyuşmaya ve kramplara neden olabilir. Erkeklerin, hamile eşlerinin, baş, boyun, saç dipleri, el, kol, Ayak ve bacaklarına uygulayacakları masaj, hem anneyi, hem bebeği mutlu eder” diye konuştu.

YazaR : WhereIsMyMind

Ağu
22nd

Genç ve Güzel Kalmak için neler Yapılabilir

Posted by admin

Genç ve Güzel Kalmak için neler Yapılabilir

Gençlik ve güzellik denince kadınlar için akan Sular duruyor. Bu uğurda Ameliyat dahil her yöntem deneniyor. Şimdilerde ise kremler, bitkisel çözümler, Plastik cerrahi ve yardımcı yöntemler bir kenara bırakıldı! Gençleşmenin son moda yöntemi yüz yogası oldu. Filipin asıllı Lourdes Julian Doplito Çabuk, verdiği yoga dersleri gençleşmek isteyen kadınlar tarafından keşfedildi.

Kadınlara gençlik ve güzellik yogası kursları veren Lourdes Çabuk, dört çocuk ve dört torun sahibi 57 yaşında genç bir kadın! Genç diyorum çünkü; Madam Lourdes kendisinden ders almaya gelen 30 ve 40′lı yaşlardaki öğrencilerinden çok daha duru bir tene, çok daha az kırışığa ve oldukça fit bir vücuda sahip.

Amerika’da başladığı güzellik yogası derslerini İstanbul’a taşıyan Filipin asıllı Lourdes Çabuk, annesi ve anneannesinden gözlemlediği güzellik uygulamalarını da deneyimleyerek ilginç teknikler geliştirmiş. Yoga hocası olan eşi Adnan Çabuk’la birlikte açtığı Shiddashram Yoga Merkezi’nde yaklaşık altı yıldır kurslar veren Madam Lourdes’in sırlarını öğrenmek üzere Nişantaşı’ndaki merkezin kapısını çaldık. Dekorasyonun verdiği mistik Hava, müzik ve Bitki çayıyıyla bütünleşince bir huzur ortamında buluyoruz kendimizi. Madam Lourdes, katılımcılara çeşitli sorular soruyor ve kursun gerçekleşmesi beklenen etkisini somut olarak görmek üzere yüzlerinin fotoğrafını çekiyor. Kiminin yanaklarındaki sarkmalar canını sıkıyor, kiminin alnındaki kırışıklıklar, kimininse giderek büyüyen gıdısı.

Yaşlanmanın ilk sinyallerini almış ve bunun önlemlerini almak isteyen, özellikle 30-40 yaşlarındaki çalışan kadınların rağbet ettiği kurs, haftada iki Saatlik derslerle 1 Ay sürüyor. Program metabolizmanın yavaşladığı menopoz dönemindeki kadınlar için de etkili bir anti aging çalışması aynı zamanda. Sadece yüz egzersizleriyle sınırlı kalmayan dersler, hem teorik hem pratik yoga çalışmalarıyla beraber ilerliyor. Çabuk’un öğrencileri arasında Defne Samyeli, İpek Tenolcay ve İpek Tuzcuoğlu gibi ünlü isimler de var.

Gelelim Madam Lourdes’in cömertce paylaştığı gençlik ve güzellik sırlarına. Şu beş Maddeye dikkat ederseniz; 10 yaş gençleşmeyi sağlama aldınız bilin; “Doğru beslenme, doğru düşünce, doğru rahatlama, doğru nefes ve doğru egzersiz”. “Herkesin bir enerji bedeni, yani aurası var. Eğer bu auranın herhangi bir yerinde boşluk oluşursa, o bölgedeki organlar kolay hastalanabilir. Bizim yaptığımız yoga egzersizlerinde önce aurayı temizliyoruz” diyor Madam Lourdes. Katılımcıların beslenme alışkanlıklarını öğreniyor, kimininkini de yüzüne bakarak şıp diye söyleyebiliyor: “Çok fazla peynir yiyorsun değil mi?” Peynirin içinde yapışkan bir madde bulunduğunu, bunun da yanaklarda sarkma yaptığını biliyor muydunuz?

Biz, her yüze ve her yüz kasına ayrı hareket öneren Lourdes hocayla, beş Altın kuraldan biri olan doğru beslenme üzerine konuştuk.

Yaşınızı öğrenen herkes eminim aynı şaşkınlığı yaşıyordur, nasıl bu kadar genç kalabildiniz? Bunda Filipin asıllı olmanızın bir etkisi olabilir mi?

Bu soruyla çok karşılaşıyorum. Önce şunu söyleyeyim. Uzakdoğulular neden daha genç görünür ve ciltleri güzel olur? Bu öncelikli olarak beslenmeyle ilgili tabii ki. Biz daha fazla balık, deniz mahsulü yiyoruz ama daha az Ekmek, daha az peynir ve şeker tüketiyoruz. yemekleri fazla pişirmiyoruz. Şeker, kek, pasta sevmiyoruz. Tatlı yerine ekşiyi tercih ediyoruz. Mesela ben greyfurta bayılırım. Üstüne biraz Tuz serper, sirkeye batırıp yerim. Bizim ülkemizde insanların yüzde sekseninin dişleri sağlamdır. Benim babam 90 yaşında ve dişleri tamamen kendisinin. Çünkü tatlıyı sevmiyor. Kanser de biliyorsunuz şekerden besleniyor.

Genetik faktörlerin etkisi var mı?
Benim için genetik faktör yaşlanma nedenleri arasında en sonda gelir. Örneğin benim kızkardeşim benden dört yaş küçük ama benden yaşlı gösteriyor. Vücudu esnek değil, daha fazla kırışığı var. Daha stresli ve yanlış beslenen insanlar daha çabuk yaşlanır.

Vücudun ne tür beslenmeye ihtiyacı olduğunu nasıl bilebiliriz?
Herkesin ihtiyacı olan şey farklı. Bir kan tahlili yaptırmak iyi olur. Vücudun neye ihtiyacı olduğunu görebilir ve fazlalıkları atabilirsiniz. Vücutta çok fazla fosfor varsa balık yemek Alerji yapabilir mesela. Potasyumunuz çok ise muz size göre değildir. İnsanlar genellikle içinde her şey olan vitamin tabletleri alıyorlar. Ama bakalım bizim ihtiyacımız var mı hepsine? Vücut fazlalıkları atmak için çok uğraşıyor daha sonra. Böbrekler ve karaciğer yoruluyor.

Kadın ve erkeğin ihtiyaçları da değişiyor değil mi?
Evet. Kadınlar Hormonlardan dolayı daha fazla sebze tüketmeli. Sebzelerdeki doğal östrojen kadınlara iyi geliyor. Erkekler daha fazla et yemek istiyor, testosteron hormonundan dolayı. Daha çok demire ihtiyaçları var. Biz daha yumuşak bir beslenme tarzı seçmeliyiz.

Kadınlar genç kalmak için nelere dikkat etmeliler?
En önemli, en güzel antioksidan sudur. Sudaki Oksijen kanı, hücreleri besler. Bol Su içen bazı kadınlara bakın, ciltlerinde yine de kuruluk vardır. TDS denilen, sudaki toplam çözünmüş maddeler, yani Suda olan fazla Mineral, metal, tuz ve kimyasallar nedeniyle içtiğimiz sudaki oksijen bir türlü hücrelere gitmez. Musluk suyunda ölçtük aşağı yukarı 200 madde var. O Suyu içtiğimizde o maddeleri de torba gibi taşıyoruz. O maddelerden dolayı oksijen giremiyor hücrelere. Biz o minarelleri yemekten, sebze-meyveden alıyoruz zaten. Su, Oksijenin vücudumuza taşınması için bir araç. İçtiğimiz su maalesef o kadar çok diğer maddelerle dolu ki ne hücrelerimize oksijen taşıyabiliyor, ne de vücuttaki toksinleri atabiliyor. TDS miktarı 50′den fazla olmamalı. Biz eve filtre takdırdık. Musluktan akan suda şimdi sadece 12 TDS var. Tabii oksijenin diğer kaynağı doğru nefes. Doğru nefesle sadece oksijen almıyoruz aynı zamanda hayattan da daha çok haz alıyoruz. Prana yoksa hayat da yok.

Ve tabii ki doğru beslenme.
Evet. Doğru beslenme ile ilgili birkaç genel kuralı saymak gerekirse; Protein ve karbonhidratı beraber hiç tüketmemek lazım. Ben derse katılanlara bir çizelge veriyorum, ne ile neyi beraber tüketmemek lazım diye. Bu çok önemli. Böylece Sağlıksız şeyler de yesek zararı azaltabiliriz. Örneğin eti çok seviyorsak sık ve fazla tüketmemek kaydıyla yiyebiliriz ama mutlaka yanında salata yemeliyiz. Bizim yoga merkezinde beslenme ile ilgili fanatik bir yaklaşımımız yok. Uzun zamandır görmediğiniz bir akrabanızı ziyarete gittiniz, size bir sürü yemek yapmış. Ben bunları yiyemem diye onu reddetip kırmak olmaz. Ölçülü ve dengeli olmaya çalışmak en güzeli. Her şeyi yasaklamak olmuyor ve insan doğası buna alışamıyor. Haftanın beş Günü sağlıklı beslenelim, ama strese de girmeyelim. Hafta sonu serbest Gün olsun. Bir de her insan farklı. İyi niyetli olmak lazım ne yersek yiyelim, iyi bir enerjiyle, sevgiyle yiyelim. Süt ürünlerine dikkatli yaklaşmak lazım. Peyniri ve sütü mutlaka azaltmak lazım. İçlerinde yapışkan bir madde var. Araştırma yaparsanız bunu görebilirsiniz. İlla peynir yemek istiyorsak lor peynirini tercih edelim. yoğurt ve ayran sütten çok daha faydalı. Ekmeği azaltalım. İnsan kendi dışkısına bakarak nasıl beslendiğini görebilir. kabızlık vücudun ne kadar susuz kaldığının, sindirimi zor besinler tükettiğinin bir göstergesidir. Sindirim yolunun tıkanması mutfak lavabosunun tıkanması gibidir. Sağlıklı bir beslenmeden söz edilemez.

Peki bu dört hafta sonra kadınlar ne gibi bir değişiklik görecekler kendilerinde?
Çok memnun olan öğrencilerim var. Arkadaşları “Estetik mi yaptırdın” diye soruyormuş. Bunu duyunca çok mutlu oluyorum. Ciltleri pırıl pırıl, aydınlık oluyor. Temiz beslendiklerini yüzlerinden anlayabiliyorsunuz. Toksinsiz yiyecekler yediğinizde bütün hücreleriniz iyi beslenir ve mecburen genç kalırsınız.

Bize biraz günlük beslenme tüyoları verir misiniz?
Sabahları meyve yemek için en ideal zamandır. Karnınız açken vücut meyvedeki bütün besini emer. Hem de Güne taze bir başlangıç yapmış olursunuz. Öğle vakti protein alma vaktidir. Çünkü protein sindirimi zaman alan, ortalama 4 Saat süren bir maddedir (Karbonhidrat ise 2 saat). Onun yanında salata ya da sebze olsun ama karbonhidrat yok. Çünkü bütün bu maddeler için midede farklı Enzimler var. Hepsini karıştırırsak midede Asit yapar. Yediğimizin faydasını göremediğimiz gibi, kısa sürede tekrar acıkırız. Hazımsızlık ve rahatsızlık da cabası. Meyveyi akşam yemeğinden sonra yeme alışkanlığını bırakmak gerekir. Hem şekeriniz yükselir hem de hazmı zor olur, mineralleri tam alamazsınız. Bir de aynı Aileden meyveleri beraber tüketin. Mesela elma ile armutu, portakal ve greyfurtu birlikte yiyebilirsiniz.

Lourdes Çabuk kimdir?
Filipinler’de San Thomas Üniversitesi Tıbbi Teknoloji Bilimi’nde eğitimini tamamlayan Lourdes Julian Doplito Çabuk, çiçekçilik ve moda üzerine çalışırken yoga ile tanışıyor ve kristal taş şifacılığı çalışmalarına katılıyor. Daha sonra Amerika’ya taşınan Çabuk, New York ve Florida’da Hatha Yoga, Kundalini Yoga ve Kriya Yoga eğitimleri alıyor. İlk evliliğinden 4 çocuk ve 4 torun sahibi olan Çabuk, güzellik yogasını ilk kez dördüncü çocuğunu doğurduktan sonra keşfediyor. Doğum sırasında kilo alan Çabuk, hem kilo vermekhem de yüzünü toparlamak amaçlı hareketler yapmaya başlıyor. İkinci evliliğini yoga hocası Adnan Çabuk’la yapan Madam Lourdes, bir ev de İstanbul’da açıyor. Ve Amerika’dan sonra gençlik ve güzellik yogasını Türkiye’de de öğretmeye başlıyor.

Neden yüz yogası?
Türkiye’deki kadınların ciltleri çok güzel. Burada kadınlar ayrıca daha hassas ve duygusal. Stresten çabuk etkilenme oranları yüksek. sigara, doğru nefes alınmaması, yanlış beslenme ve Negatif düşünce özellikle 30 yaşından sonra kırışıklıkların başlamasına neden oluyor. Yüz bölgesi, vücudun en az çalıştırdığımız bölgesi. Belli bir yaştan sonra adaleler tembelleştiği için sarkmalar başlıyor. Yanlış nefesle yüzdeki hücrelere oksijen gitmiyor. Doğru duruş da çok önemli. Bu nedenle bir bütün içinde çalışma yapmak gerekiyor. Bedene önce düşüncelerle hükmediyorsunuz. Sabah kalkar kalkmaz yapacağınız bedensel hareketlerle, duştan sonra 15 Dakika aynanın karşısında sorunlu bölgeleri hareketlendirmeyle ve beslenmenize dikkat ederek olduğunuzdan 10 yaş bile genç görünebilirsiniz.

Gençlik ve güzelliğin 5 Altın prensibi
1- Doğru rahatlama
2- Doğru nefes
3- Doğru beslenme
4- Doğru egzersiz
5- Pozitif düşünce

Detoks çayı
Lourdes Çabuk’un tavsiye ettiği bu detoks çayını arınma amaçlı olarak Ayda 1 ya da 2 kere içebilirsiniz.

2 bardak suyu kaynatın. Kaynamış Suyun içine bir tutam kiraz sapı, bir tatlı kaşığı Kereviz yaprağı, bir demet taze maydanoz, bir tutam enginar yaprağı ve 4-5 tane avokado yaprağı koyun. Malzemeleri ekledikten sonra en fazla iki dakika daha kaynatın. Ateşten aldıktan sonra demlenmesini bekleyin. Yatmadan önce bir bardak suyu için, ertesi sabah da kalkınca kalan bir bardak suyu için.

YazaR : WhereIsMyMind

revizyon ile organize matbaaclk brnckvvtmllttrhaberi revizyon ile organize matbaaclk brnckvvtmllttrhaberi revizyon ile organize matbaaclk brnckvvtmllttrhaberi