Eyl
4th

Ramazan Ayi ve Onemi

Posted by admin
1.Ramazan Ayı ve Önemi

Ramazan ayı, ay takvimine (aya göre hesaplanan) göre, dokuzuncu ayın adıdır. Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Çünkü kutsal kitabımız Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur’an’da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen “kadir gecesi” yine bu ay içinde kutlanır. Ayrıca İslam’ın temel ibadetlerinden olan oruç da bu ayda tutulur. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona “on bir ayın sultanı” denilmiştir

Ramazan, Kur’an ayıdır

Ramazan ayını değerli kılan nedenlerden birisi, Kutsal kitabımız olan Kur’an’ın bu ayda indirilmiş olmasıdır. Yüce Allah Kur’an’da ” Ramazan ayı insanları kurtuluş yolan götüren, doğruyu yanlıştan ayıran Kur’an’ın indiği aydır. “(Bakara suresi, ayet 185) buyurmuştur.
Kur’an’, Allah tarafından insanlara öğüt vermek ve yol göstermek için gönderilmiştir. Bu nedenle Kur’an insan için hayati değer taşır. Kur’an okumak bir ibadettir. Peygamberimiz Allah’ın bildirdiği görev ve sorumluluklarımızı sıkça hatırlamamız için Kur’an’ı çok okumayı teşvik etmiştir.
Müslümanlar, ramazan ayında Kur’an okumaya her zamankinden daha çok özen gösterirler. Bunun için evlerde veya camilerde bir araya gelerek, her gün Kur’an’dan yirmi sayfa okurlar. Ramazan ayının sonuna gelindiğin de ise Kur’an’ı baştan sona bir kez okumuş olurlar. Buna hatim denir. Daha sonra hatim duası yapılır. Müslümanlar yüzyıllar boyu bu geleneği devam ettirmişlerdir.

Kur’an, Ramazan ayında inmeye başlamıştır

Kur’anıkerim, ramazan ayının Kadir Gecesi’nde indirilmeye başlanmıştır. Kadir gecesi ramazan ayının 27. gecesi olarak bilinir. Yüce Allah Kadir Gecesi’nin “Bin aydan daha hayırlı” olduğunu haber vermiştir. Peygamberimiz de “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir Gecesi’ni değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır” (Buhari) buyurarak, bu gecenin önemini belirtmiştir.

Ramazan, oruç ve sabır ayıdır

Ramazan ayını önemli kılan etkenlerden biri de, dinimizin temel ibadetlerinden olan orucun bu ay içinde tutulmasıdır. Yüce Allah Kur’an’da “…Kim Ramazan ayına ulaşırsa oruç tutsun” (Bakara suresi, 185. ayet) buyurarak, ramazan ayında oruç tutulmasını emretmektedir. Bu nedenle Müslümanlar ramazan ayı boyunca oruç tutarlar.
Ramazan ayı oruç, ibadet ve sabır ayıdır. Allah’ın rahmet ve bağış kapılarının açıldığı aydır. Sevgili Peygamberimiz, ramazan ayında içtenlikle yapılan dua, ibadet ve iyiliklerin Allah katında daha değerli olacağını bildirmiştir.

Ramazan ayının yaşayışımız üzerinde ne gibi etkileri vardır?

Gerçekten ramazan ayının yaşayışımız üzerinde ayrı bir etkisi vardır. Bu ayın yaklaşması ile birlikte hazırlıklara başlanır. Ramazan boyunca yiyeceğimiz özel yemeklerin malzemelerini önceden alırız. Evlerimizde genel temizlik yapılır. Çevremizde bazı camilerin minarelerine mahya denilen “Hoş geldin ya şehrü ramazan” gibi yazılar görürüz. Radyolar, televizyonlar özel ramazan programı yaparlar.
Ramazanda oruç açma vaktinin ayrı bin neşesi vardır. Bütün aile bireyleri hep birlikte sofraya oturur, oruç açma vaktini gelmesini bekleriz. Ezan veya top sesinin duyulmasıyla birlikte orucumuzu dua ile açarız. Yemeğimizi yedikten sonra dua ederek Allah’a şükrederiz. Sonra akşam namazını kılar ve teravih namazı için hazırlıklara başlarız. Bu ayda camiler dolar taşar.
Ramazan ayı gerçekten bir ibadet ayı olarak yaşanır. Namaz ve orucun yanında aynı zamanda bir yardımlaşma ayıdır. Bu ayda yoksullar, düşkünler daha çok hatırlanır. Geleneğimizde yakınlar, komşular, yoksullar iftara çağrılır. Maddi durumu iyi olmayanlar için iftar sofraları düzenlenir..

Eyl
4th

Meleklerin Ozellikleri ve Gorevleri

Posted by admin
ANLATIM

Meleklere iman inanç esaslarından biridir. Melek, Allah tarafından nurdan yaratılmış insan gibi bir vucudu olmadığı için gözle görülmesi mümkün olmayan varlıktır. Kur’an’da meleklere imanın farz olduğunu bildiren ayetler vardır. Bunlardan birinde şöyle buyurulur:
“O Peygamber de kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minler de. (Onlardan) her biri, Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı” (Bakara 285)

Melekler, nurdan yaratılmış, nuranî ve manevî varlıklardır. Yemek, içmek, erkeklik, dişilik, evlenmek, uyumak, yorulmak, usanmak, gençlik, ihtiyarlık gibi insanî özellikleri yoktur. Melekler Allah’a isyan etmezler. Allah’ın emrinden çıkmazlar. Hangi iş için yaratılmışlarsa o işi yaparlar. Sürekli ibadetle meşgul olurlar ve bundan dolayı yorulmaz ve sıkılmazlar.

Melekler son derece hızlı varlıklar oldukları için uzak yerlere çok hızlı bir şekilde giderler. Melekler Allah’ın izni ile çeşitli kılık ve şekillere girebilirler. Gaybı ancak Allah bildiği için onlar da Allah’ın kendilerine bildirdiği gayba ait şeyler dışında herhangi bir bilgiye sahip olamazlar.

Dört büyük melek vardır ve görevleri ise şunlardır;
a-Cebrail; Vahiy meleğidir. Allah’tan aldığı vahyi peygamberlere ulaştırır.
b-Azrail; Ölüm meleğidir. Allah’ın izni ile ecel anı gelmiş olanların ruhlarını cesedlerinden ayırır.
c-Mikail; Doğa olayları ve insanların rızıklarını sağlayan melektir.
d-İsrafil; Kıyamet kopacağı zaman, Allah’ın emriyle sur denilen ve bizce nasıl olduğu bilinmeyen şeye üflemek suretiyle, dünya yaşamının bittiğini ve kıyamet gününün başladığını bildirecek olan melektir.

Ayrıca insanları koruyan ‘hafaza’ (koruyucu) melekler, iyilik ve kötülüklerimizi yazan ‘kiramen katibin’ (yazıcı) ve kabirde insanları sorgulayacak olan ‘münker-nekir’ (sorgu) melekleri vardır. Bunların dışında çeşitli görevleri olan melekler de vardır. (Anlatım: Dr. Mustafa Akman)

KONUYU ANLADIK MI?

1. Melekler hangi şeyden yaratılmışlardır?

2. Melekleri neden göremeyiz?

3. Meleklerin sahip oldukları özellikleri yazınız.

4. Dört büyük meleğin isimlerini ve görevlerini yazınız.

5. Kur’an’da adı geçen diğer meleklerin isimlerini ve görevlerini yazınız.

6. Meleklerin iyiliğin ve güzelliğin sembolü oluşunu açıklayınız.

  • Meleklerin, insanlardan ve diğer varlıklardan farklı birtakım özellikleri vardır.Melekler, nurdan yaratılmıştır, gözlegörülmeyen varlıklardır.Onlar göremeyişimiz gözümüzün onları görebilcek kabiliyette olmamasındandır. Melekler güçlü,kuvvetli ve çok hızlı hareket edebilen varlıklardır.Bu nedenle kısa zamanda çok uzun mesafelere gidebilirler sürekli iyik yaparlar, kötülük yapma özellikleri yoktur. Onlar yemez,içmez veuyumazlar.Gelecekte ne olacağını kesilikle bilemezler, çok sayıda melek vardır. Allah’ın izniyle çeşitli şekillere girebilirler.
  • Eyl
    4th

    Ramazan Ayinda Beslenme & Diyabet

    Posted by admin

    Halk arasında oruç bazen zayıflamak için bir alternatif olarak değerlendirilir. Fakat bu yanlış bir düşüncedir. Gün boyu aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatmakta, bu da zayıflamayı zorlaştırmaktadır.

    Bununla beraber; diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları gibi sağlık sorunları olan kişiler, doktora danışmadan oruç tutmamalı; oruç tutmak isteyenler de diyetisyen kontrolünde beslenme düzenlerini oluşturmalı.”

    Ramazan Ayı ve Beslenme
    Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölüm Şefi
    Diyetisyen Ayşe Korkmaz

    Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayında, gün içerisinde yemek yenilemediği için sahur ve iftar yemeklerine ayrı bir özen gösterilmekte. Sahur normal kahvaltıdan, iftar ise akşam yemeğinden daha zengin hazırlanmakta; bu nedenle Ramazan ayı ile birlikte beslenme alışkanlıklarında da değişiklikler meydana gelmektedir.

    Her zaman önerildiği gibi Ramazan ayında da amaç, yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmektir. Bu sebeple Ramazan ayında da öğün sayısının en az üç olacak şekilde planlanması tavsiye edilir. Bu beslenme şekline dikkat etmeyen sağlıklı kişilerde bile zaman zaman sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi gibi rahatsızlıklar görülebilir. Özellikle bu dönemde tüketilen hamurlu tatlılar, pideler, börekler ve yüksek kalorili besinlerin tüketiminin artmasına bağlı olarak kilo artışı yaşanır.

    Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan ayında da sağlanabilmesi için gün içerisinde en az üç öğünü tamamlamak adına, sahur öğününün atlanmaması gerekir. Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin son derece zararlı olduğu unutulmamalı. Çünkü bu beslenme tarzı, yaklaşık 12 saat olan açlığı, ortalama 18 saate çıkarmakta. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü ağır yemeklerden oluşursa; gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı yükselir ve kilo alma riski artar. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde ya hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, az yağlı yapılmış sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün şekli tercih edilmeli. Bu arada gün içersinde çok sıvı kaybedildiği için sıvı dengesini düzenlemek de son derece önemlidir.

    Günün ilk öğünü olan iftar, bir çorba ile açılmalı ve bir süre ara verildikten sonra yemeğe geçilmeli. İftara peynir, zeytin gibi basit yiyeceklerle başlanarak, normal yemeğe bir süre sonra geçilmesi daha doğrudur. Başlangıç için beyne doygunluk hissi veren çorba en uygun yiyecektir. Oruç süresince, midenin uzun süre boş kalmasından sonra bir anda çok yiyecek tüketilmesi sonucu mide ve kalp sorunları ortaya çıkabilmekte. Bunu önlemek için iftarda yavaş yavaş ve az miktarda yemek yenilmeli. Dengeli olmak kaydı ile iftar ile sahur arasına da mutlaka bir ara öğün eklenmeli.

    Ramazan ayında oruç tutarken beslenmeye daha çok özen gösterilmeli ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı. Yemeklerin ağır olmamasına, az yağlı ve yağda kızartılmadan yapılmış yiyeceklerin seçilmesine, sık aralıklarla az yemek tüketilmesine dikkat edilmeli.

    Ramazan Ayında En Sık Karşılaşılan İki Sorun: Reflü ve Kabızlık
    Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlar, mide asidinin yemek borusuna kaçması olarak tanımlanan reflü ile kabızlıktır. Reflüyü önlemek için kahve, kakao, çikolata gibi aşırı kafein alımından kaçınmak, yağlı yiyeceklerden uzak durmak ve yemeği yer yemez yatmamak gerekir. Bunun dışında kabızlık problemi çekenler için posalı besinlerin daha fazla tüketilmesi önerilir. Bunun için de meyve ve sebze tüketiminin artırılması; ekmek olarak tam buğday veya çavdar ekmeğinin kullanılması ve özellikle su tüketiminin artırılması gerekir.

    Halk arasında oruç bazen zayıflamak için bir alternatif olarak değerlendirilir. Fakat bu yanlış bir düşüncedir. Gün boyu aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatmakta, bu da Ramazan ayının özellikle ikinci yarısından itibaren zayıflamayı zorlaştırmaktadır. İşte bu nedenle Ramazan ayı boyunca öğün sıklığını artırmak amaçlanmalı. Ayrıca gün boyunca vücut susuz kalacağı için bol bol su tüketilmeli, mümkün olduğu kadar ağır yemeklerden, kızartmalardan kaçınılmalı. Yemek sonrası yenilecek tatlıların hamur işi olmamasına ve kızartılmadan yapılmasına özen gösterilmeli, sütlü tatlılar tercih edilmeli. Ramazan ayının simgesi haline gelen güllaç, en uygun tatlı olarak kabul görmekle birlikte, tüketim miktarına da önem verilmelidir.

    Ramazan Ayı için Örnek Menü
    Sahur
    • 1-2 dilim ekmek ya da pide
    • 1-2 dilim peynir ya da 1 adet yumurta
    • 5-6 adet zeytin
    • Domates, salatalık
    • Meyve ya da 1-2 çay kaşığı bal veya reçel
    Veya
    • 1 kâse çorba
    • 1 kâse yoğurt
    • 1 porsiyon etli sebze ya da et yemeği
    • 1dilim ekmek
    • Domates, salatalık

    İftar
    • 1-2 adet zeytin ya da hurma veya peynir
    • 1 kâse çorba
    • 1 porsiyon et yemeği ya da etli sebze yemeği
    • Salata (az yağlı)
    • 2-3 dilim ekmek ya da pilav veya makarna veya 1 dilim börek

    Ara Öğün
    • 2 adet meyve + 1 su bardağı süt ya da yoğurt
    Veya
    • 1 kâse meyve kompostosu + gece yatarken süt

    Bu beslenme planı, oruç tutabilen ve beslenmeyi etkileyebilecek herhangi bir sağlık sorunu olmayan yetişkinler için uygundur. Haftada 2-3 kez ara öğün yerine sütlü tatlı (bazen güllaç) yenilebilir.

    Ramazan Ayı ve Diyabet
    Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi
    Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Hastalıkları Bölüm Şefi Dr. Tahir Haytoğlu

    Diyabet hastaları, Ramazan ayı boyunca oruç tutup tutamayacaklarına doktorları ile konuştuktan sonra karar vermelidir.

    Diyabet, ağızdan alınan ilaçlar ya da insülin ile tedavi ediliyor olabilir. Tip 1 diyabeti olan hastalar, insüline bağımlıdır. Bu sebeple, bu hastalar için uzun süreli açlık dönemleri, tehlikeli olabilir. Ancak modern insülin analogları ile yoğun insülin tedavisi alan veya insülin pompası kullanan hastaların tedavisi, oruç tutabilecekleri şekilde düzenlenebilir. Hasta ve doktorun bu şekilde kompleks bir tedaviyi üstlenebilecek düzeyde bilgi ve tecrübeye sahip olması, son derece önemlidir.

    Tip 2 diyabeti olan hastaların büyük bir kısmı ise insülin kullanımına ihtiyaç duymaz. İstenildiği takdirde, ağızdan alınan ilaçların desteğinde, düzenli bir beslenme programı ile oruç tutulabilirler. İnsülin kullanan hastalar ise tip 1 diyabet hastalarında olduğu gibi kompleks bir tedaviye ihtiyaç duyabilirler.

    Diyabet hastalarının oruç tutmasına engel olabilecek unsurlar:
    • Hipoglisemi (şeker oranının düşmesi)
    • Hiperglisemi (şeker oranının yükselmesi)

    Kişinin diyabet kontrolünün derecesi, hastalığın yan etkileri ile şeker kontrolü dışında, kullanılan ilaçlar da dikkat edilmesi gereken diğer unsurlar. Hastalar, şeker ölçümlerini yakından takip ederek, hipoglisemik ataklardan kaçınmalı. Hipoglisemi durumunda ise orucun bozulması gerekebilir.

    Diyabet tedavisi
    Diyabet tedavi edilirken kullanılan ilaçlar, sağlıklı bir insandaki normal fizyolojiyi taklit edecek, altta yatan metabolik problemi azaltacak şekilde üretilen ilaçlardır.

    Diyabet için kullanılan ilaçlar:
    • İnsülin salgılanmasını artıran
    • İnsüline karşı hassasiyeti artırarak çalışan ilaçlar

    Özellikle insülin salgılanmasını artıran ilaçların düzenlenmesi büyük önem taşır. İnsülin kullanmayan hastaların tedavisine eğer mümkünse insüline karşı hassasiyeti artırarak çalışan ilaçlarla devam edilmesi tercih edilmelidir. Ancak eğer bu tür ilaçlar ile glikoz kontrolü sağlanamıyorsa, kısa süre etkili insülin salgılatan ilaçlar kullanılmalı; uzun etkili insülin salgılatan ilaçlardan kaçınılmalı. Ramazan ayında tokluk kan şekerinin kontrol altında tutulması için yiyeceklerdeki karbonhidrat emilimini yavaşlatan ilaçlar kullanılmalı.

    İnsülin tedavisinde glargine insülin ve kısa etkili lispro veya aspart insülinler ile tedavinin düzenlenmesi, eğer hastanın kompleks tedaviye uyumu mümkün olabilecekse yapılabilir.

    Diyabetli hastaların Ramazan ayında dikkat etmeleri gereken unsurlar:
    Bir diyetisyen yardımıyla detaylı bir beslenme programı uygulamak, sahur ve iftarın yanı sıra, gece saat 22:00-23:00 arasında alınacak bir ara öğün ile gün içerisindeki öğün sayısını üçe çıkarmak, yiyecek seçiminde; ekmek, hamur işi yiyecekler, pirinç pilavı, makarna, patates ile şekerli yiyecekler gibi basit karbonhidratları kısıtlandırmak ve tek seferde büyük porsiyonlar seklinde beslenmek yerine, ölçülü porsiyonları tercih etmek gerekir

    revizyon ile organize matbaaclk brnckvvtmllttrhaberi revizyon ile organize matbaaclk brnckvvtmllttrhaberi revizyon ile organize matbaaclk brnckvvtmllttrhaberi